"Şarkıların Yüce Tanrıçası" Ege'nin kokusunu getiriyor...

4019 kişi tarafından okundu
"Şarkıların Yüce Tanrıçası" Ege'nin kokusunu getiriyor...

"Şarkıların Yüce Tanrıçası" Yunanistan'ın efsane divası Marinella, Ege'nin kokusunu 18 Nisan'da İş-Sanat'a getiriyor.

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

"Şarkıların Yüce Tanrıçası" Yunanistan'ın efsane divası Marinella, Ege'nin kokusunu 18 Nisan'da İş-Sanat'a getiriyor.
Frank Sinatra'nın dinlediğinde hayran kaldığı, Atina gecelerine muhteşem şov anlayışını ilk kez getiren, Yunan diskografisinin en çok satış yapan albümü Resital ile efsaneleşen ve satış rekorları kıran albümleriyle ölümsüzleşen, dünyanın en büyük müzikhollerinde verdiği konserleriyle de Yunan müziğinin ana kraliçesine dönüşen Marinella 18 Nisan'da İstanbul'a İş Sanat'a geliyor.
Bugüne kadar 66 albüm yayınlayan ve "Şarkıların Yüce Tanrıçası" unvanıyla anılan Marinella kapalı gişe konserleriyle şarkılarını tüm dünyaya taşımaya devam ediyor. 1967 yılında yayınladığı "Stalia Stalia" şarkısıyla yaptığı büyük çıkışı yeni yüzyıla kadar hiç ara vermeden taşıyan Marinella Ege'nin kokusunu 18 Nisan'da İş Sanat'a getiriyor.
MARINELLA HAKKINDA
“BÜYÜLEYICI VE ETKİLEYİCİ... BİR DÜNYA SESİ" / NEW YORK TIMES
Marinella Selanik'te doğdu. Ailesi İstanbul'dan Yunanistan'a gelen Rum bir aileydi. Çok küçük yaşta radyo programlarında, reklamlarda şarkılar söylemiş ve çocuk tiyatrosunda sahne almıştı.
Genç kız olduğunda da bir tiyatro oyununda rol alarak bütün Yunanistan'da sahne aldı. Kendisinin söylediği gibi tiyatroyu ve dans etmeyi çok seviyordu.
Tiyatro ile eş zamanlı olarak, Marinella sahne ismini kullanarak Selanik'te şarkı söylemeye başladı.
Selanik'te şarkı söylediği eğlence mekanında sesi ve sahne duruşu ile büyülediği Stelyo Kazantzidis ile tanıştı, evlendiler ve Yunan müziği tarihinin en önemli ikilisini oluşturdular.
Müzikteki yükselişleri Atina'da devam etti, birbiri ardına gelen başarılarla en önemli bestecilerinin şarkılarını seslendirdiler.İkili Vasilis Tsitsanis, Manolis Hiotis, Yannis Papaioannou, Yorgos Mitsakis, Yorgos Zambetas ve birçok ünlü isimle çalıştılar. Zirvede iken ikili Manos Hadzidakis, Mikis Theodorakis, Stavros Ksarhakos Yannis Markopoulos ile de işbirliği yaptı.
Stelios Kazantzidis gerçek bir efsane olmasına rağmen Marinella Kazantzidis'in gölgesi olmadan benzersiz bir şekilde parlayan bir diva olmuştur.
Frankfurt Opera Binası'ndan Carnegie Hall'a kadar en önemli sahnelerde şarkılar söyleyen ikili, dönemin pek çok Yunan filminde ve tiyatro eserinde sahne aldılar.
İkili uzun yıllar ortak yaşam ve işbirliği ile kısa bir evlilikten sonra profesyonel ve kişisel hayatlarını ayırdılar ve Marinella solo kariyerine başladı.
Marinella Hristos Leontis, Yannis Markopoulos, Mikis Theodorakis, Mimis Plessas, Yorgos Katsaros'un şarkılarını kaydederek müzikal yolculuğuna başladı. İlk büyük solo başarısı 1967 yılında yayımlanan Yorgos Zambetas'ın "Stalia - stalia (Damla-damla)" şarkısı ile geldi. Bundan sonra Yannis Dalyanidis'in "Gorgones ke manges (Denizkızları ve zorbalar)" müzikaline katılarak efsanevi "Anikse petra (Açıl Kaya)" adlı şarkıyı söyledi. Bu çalışma Marinella'ya benzersiz ve parlak bir kariyer kapıları açtı. İlk 33'lük plağını çıkardı (33'lük solo plak çıkaran ilk şarkıcılardan biridir). 1968 yılında plak kaydı için son defa Stelyos Kazantzidis ile bir araya gelerek ortak bir 33'lük plak kaydettiler.
Marinella yeni bir müzik tarzı ile Yunanistan gece eğlencesinde tam anlamıyla bir devrim yarattı. Sahne aldığı yerlere sinema projektörleri yerleştirerek sinemanın "ağıt yakan" kadını ve muhteşem sahne kostümleri ve kısa kesilmiş saçı ile Yunanistan'da alışılmadık bir sahne gösteri sunan, şık ve göz alıcı bir diva'ya dönüştü.
İçinde var olan tiyatro aşkını şarkılarına ve sahnedeki duruşuna yansıttı. Bütün Yunanistan artık "Marinella" fenomeninden bahsederken sanatçının hayranları sahne aldığı mekanların dışında bitmek bilmeyen kuyruklar oluşturuyorlardı.
Marinella Brezilya Uluslararası Şarkı Festivaline katılırken, Avustralya ve Yeni Zelanda'da da turneler yaptı. Fransız ve Yunan televizyonu için P. Jourdain'in kariyerine adadığı kısa filmde oynadı. Fransa'da Stavros Ksarhakos'un şarkılarından oluşan ve sadece yurt dışında yayınlanan bir 45'lik yaptı. Efsane Yunan şarkıcı Nana Mouskourinin misafiri olarak BBC'de bir programa katıldı. Stavros Ksarhakos ile Midem'e katıldığı dönemde "Ligo krasi, ligo thalassa ket o agori mou (Biraz şarap, biraz deniz ve aşkım)" şarkısı ile İngiltere'de yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nda da çok güzel yorumlar aldılar.
Yunanistan'da en önemli şarkıcılar (George Dalaras gibi) ve besteciler (Plessas, Leontis, Katsaros, Akis Panou..vb) ile işbirliği yaparak "Stork" gece kulübünde yaptığı programdan canlı kayıtlarla Yunanistan'daki ilk plağını çıkardı.
1973 yılında biricik kızına hamile kaldığında Marinella gibi büyük bir yıldız - ve bekâr anne olarak Yunan toplumu için bir tabuyu yıkıyordu.
1974 yılında küçük bir davetli topluluğu arasında Tolis Voskopoulos ile evlendi. Birlikte iki albüm kaydederek Atina gecelerinde muhteşem şovlar sunmaya başladılar. Düetleri kasıp kavururken herkes ilişkileri ve ortak sanatsal yolları hakkında konuşmaya başlamıştı.
1978 yılı görünüş ve müzikal olarak değişen Marinella için önemli bir yıl oldu. Sarışın, etkileyici bir sahne hanımefendisine dönüşürken, programında ona eşlik etmek üzere pahalı dansçılar getirtti. Hatta sahne aldığı dopdolu mekanda Yunanca şarkı sözleri ile "Carmen" den de bölümler söyleyerek büyük bir sürpriz yaptı ve basından büyük ilgi gördü. Frank Sinatra, Marinella'yı gördükten sonra, eğer Marinella uluslararası kariyer yapmayı seçseydi, bütün dünyanın onun hakkında konuşması için iki hafta yeterli olurdu! demiştir.
Marinella, Yunan müzik sahnesinin ilk ve en önemli sahne yıldızıdır. Atina gecelerinde muhteşem yorumu ile performansları ve etkileyici gösterileri birleştirerek, dansçılar, muhteşem kostümler ve ışıklandırmalar ile etkileyici projeler oluşturmuştur. Muhteşem bir başarıya sahip olan önemli sanatçılarla onlarca solo albüm yapmış, bundan daha fazlasına da katkıda bulunmuştur.
Yenilikçi performansları ve beklenmedik işbirliği çalışmaları ile izleyicisini şaşırtan bir sanatçıdır. Plaka'da bir müzikholde Kostas Hatzis ile Yunan müzik tarihine geçen, ses performansı sırasında "Resital" adı altında kaydedilen ve yayımlanan ve Yunan diskografisinde en çok satış yapan albümlerden birine imzamıştır.
Atina'nın en önemli tiyatrolarından biri olan, yenilenerek müzik salonuna dönüştürülen ve büyük ressam Tsarouhis'in eserlerinin süslediği Rex'teki performansları tarihe geçmiştir.
George Dalaras, Yannis Parios, Antonis Remos ve diğerleri gibi mükemmel şarkıcılar ile birlikte önemli gece kulüplerinde performanslarına devam etmiştir.
Marinella, çağdaş Yunan bestecilerin müzikleri ve Euripides koroları ile tamamlanan Odeon'daki "Kadınların tutkuları" müzikalinde ilk gösterisini yaparak dansın en iyisi ve çağdaş trajedi oyuncusu olarak, bir zamanlar Aleksis Minotis'in kendisine verdiği " Yunan müziğinin Hecuba'sı" unvanını hak ettiğini kanıtlamıştır.
1998 yılında, Marinella, Atina Konser Salonu'nda "Marinella söylüyor ve hatırlıyor" konulu unutulmaz bir konser vererek çok etkileyici izlenimler bırakmıştır. Gösteri Odeon ve Yunanistan genelinde birçok açık tiyatroda sahnelenmiştir.
Ulusal televizyonda harika bir dizi olan Kosta Koutsomiti'nin "Ve sonra arılar geldi" dizisinde büyük bir başarı ile başrol oynamıştır.
Otobiyografik unsurlar taşıyan "Marinella -. Müzikal" başlıklı müzikalde de başrol oynamıştır. Atina'nın en büyük tiyatrosu olan "Pallas" ta büyük resitaller vermiş, bu yıl Atina'daki en başarılı tiyatro gösterisi olan "Chicago" müzikaline katılmıştır. Kostas Hatzis ile bir dizi resital programları da vardır.
Bütün bu yıllarda bütün dünyada en büyük tiyatro ve müzikhollerde unutulmaz konserler vermiştir. Avustralya'ya yapılan büyük bir turnede en büyük gazeteler "Marinella zafer demektir" diye yazmıştır.
New York Times 2003 yılında George Dalaras vesilesiyle Amerika'da yapılan turnede Marinella için " büyüleyici ve etkileyici geniş bir yelpaze ile tiyatro divalarına yakışan bir Dünya sesi…" yorumunu yazmıştır.
Marinella, Yunan müziğinin yaşayan efsanesi ve yeni nesiller için bir semboldür. Elli yılı aşkın müzikal yolculuğunda sanata ve modern Yunan kültürüne önemli katkı şağlamıştır. Uzun ve zorlu yolculuğu, Yunanistan'ın kültürel ve sosyo-politik hayatı doğrudan etkileyen olaylarla bağlantılıdır.
Hayranlarının kendisine duyduğu sürekli ve yenilenen sevgisi ile Marinella onlarca yıldır sahnede dimdik ayakta kalarak "Şarkıların Yüce Tanrıçası" terimini somutlaştırmıştır.
Aynı zamanda bütün bir dünyanın bu büyük şarkıcıya olan sevgisi ve sadakati, sesi ve şarkılardaki gizem dışında, hızla değişen mevsimler içinde repertuarını yenilemek ve genel olarak varlığını sürdürmek için sürekli ve sancılı dönemler geçiren bir sanatçının ödülünü oluşturmaktadır. Marinella 2000 yılına Yunanlıların ve özellikle müzik ve şarkı aracılığı ile çağdaş sorunlarına bazı çözümler arayan yeni neslin ruh yapısını araştırarak çalışmalarına devam etmektedir.
Zaman değişiyor, fakat Marinella, sağlam ve dikkatli bir şekilde zirvede ki yerini koruyor. Sık sık şarkılarında dününü bugün ile birleştiriyor. 70'li, 80'li ve 90'lı yıllardan bugünlere, her şeyi eskiten zamandan yıpranmayan ses kalitesi ile daha verimli ve yaratıcı şekilde müzikal yolculuğuna devam ediyor.Marinella'nın sesi benzersiz, epik, melankolik, melodik, nazik, tatlı bir ses.
Marinella konser salonu, antik tiyatrolar, stadyumlar, müzikhol sahnelerinde ve pistlerde 50 yıldır müzikal yolculuğuna devam ediyor, Sanatçı Yunan halk şarkılarının sahip olduğu zenginliği ve kalite ve yükselişini sürekli bloke eden tüm engelleri ve zorlukları aşabileceğini bize hatırlatıyor. Marinella bir güç, dayanıklılık, irade ve yaratıcılık sembolüdür. Marinella müziğin onun hayatı olduğunu kanıtlamıştır!

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler
  • ‘Türkiye’nin Çarşıları’ sergisi açıldı
    ‘Türkiye’nin Çarşıları’ sergisi açıldı

    Sanalpazar.com’un ‘Türkiye’nin Çarşıları’ temasıyla düzenlediği fotoğraf yarışmasında dereceye giren ve sergilenmeye hak kazanan fotoğraflar 15 Mart-4 Nisan tarihleri arasında İFSAK sergi salonunda görülebilecek. Geleneksel ticarete yönelik bir belle

    Devamı ...
  • Roxy Ocak Ayında da Dopdolu
    Roxy Ocak Ayında da Dopdolu

    Müzik, eğlence ve sahne sanatları alanında İstanbul'un en sevilen mekanlarından biri olan Roxy'nin Ocak ayı ajandası yine dopdolu.

    Devamı ...