Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca ile Gelenekten, Geleceğe İTÜ

1703 kişi tarafından okundu
Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca ile Gelenekten, Geleceğe İTÜ Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca ile Gelenekten, Geleceğe İTÜ

Rektör Prof. Karaca: ?Ben, daha radikal olmayı tercih ettim. Çünkü değişime ihtiyacı var bu üniversitenin. Köklü yapıdan, gelenekten beslensin ama yeniliklere açık olsun. ?Gelenekten, geleceğe? şeklinde bir sloganı tercih etmemiz lazım.

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

“Teknik Üniversite’nin Değişime İhtiyacı Var!”
Rektör Prof. Karaca: “Ben, daha radikal olmayı tercih ettim. Çünkü değişime ihtiyacı var bu üniversitenin.  Köklü yapıdan, gelenekten beslensin ama yeniliklere açık olsun.  “Gelenekten,  geleceğe” şeklinde bir sloganı tercih etmemiz lazım.  Aksi halde mevcut sistem kişileri popülizme itiyor, kişiler biraz nefsine yenik düşüyor. Onları da anlayışla karşılıyorum.  İyi olan gelsin yarışsın, hiç sıkıntım yok!  Benden daha iyiyse gelsin!  Bu anlayışın üniversiteye yerleşmesi lazım.”
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Vakfı’nın yayın organı olan ve 21 yıldır kesintisiz olarak yayınına devam eden İTÜ Vakfı Dergisi, 64. sayısını, İTÜ: BUGÜN ve GELECEK konusuna yer verdi. Dergide Rektör Prof. Dr. Mehmet Karaca ile, İTÜ’nün geleceği ve projeleri üzerine konuşuldu. Karaca, söyleşide önemli açıklamalara değindi. İşte o açıklamalardan bazı satır başlarını sizin için derledik.
Hedef Dünyada İTÜ’yü Aranan Bir Üniversite Haline Getirmek
Söyleşide, Üniversitemiz,  maalesef hala istenen konumda değil.  Bunu bir özeleştiri olarak kabul etmek lazım, diyen Karaca, hedeflerinin dünyada aranan bir üniversite olmak olduğunu dile getirerek şunları söyledi :”   İTÜ’nün de bir Cambridge,  bir Oxford,  bir MIT (Massachusetts Institute  of Technology)  ve bir Harvard gibi  dünyada aranan, ismi  ilk anda akla gelen bir üniversiteye dönüşmesi  lazım.  Hedefimiz de aslında öyle bir yerde olmak.  Elbette bu uzun bir yolculuk ve bunun için de kararlı adımlar atmak lazım.  Bir değil, birkaç rektör döneminin geçmesi gerekiyor bu hedefe ulaşmak için.   İTÜ, mensupları ve  mezunlarıyla büyük bir  potansiyele sahip .  Bunu yapamayacak konumda değil. O açıdan Teknik Üniversite’ye güveniyorum."
Gelenekten Beslensin ama Yeniliğe Açık Olsun
241 yıllık bir geleneğe sahip olmak,  birçok açıdan pratiğe olumlu yansıdığı gibi,  bazı durumlarda süreci olumsuz da etkileyebiliyor, diyen Karaca, bunun hem olumlu hem de olumsuz tarafları olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: “ İyi tarafları;  kurumsal bir yapısı, bir geleneği var.  O kurumsal yapı içinde herkes görevini, konumunu bildiği için karar alırken muhatabınız var, en büyük avantajı bu.  İyi bir mezun portföyüne sahipsiniz.   Bir üniversitenin üniversite olması, kurumsallaşması için en az 50-100 yüz yıl gerekli zaten.   Olumsuz diyebileceğimiz tarafları da bu defa ataletiniz fazla oluyor;  iş yaparken,  sorun çözerken, önünüzdeki bürokrasi çok daha hızlı, kök salmış durumda.  Yeniliğe açık bir yapıya sahip değilsiniz. Üniversite,  kendi yapısı içinde,  adı üstünde sürekli arayış içinde  olan, yeniliğe açık, yeni şeyler yapma derdinde olan bir kurum.   Dünyada, yeniliğe bu kadar açık olması gereken  üniversite benzeri bir kurum daha yok.   Ama gelenekçiliğin getirdiği kemikleşmiş yapılar,  karar süreçlerini etkiliyor,  yönetim olarak aldığınız kararların sirayet etmesine, o kanın akışına engel olabiliyor.  “
“Üniversiteyi Üniversite Yapan Mezunların Kuruma Bağlılığıdır”
Eski mezunların üniversiteye hissettikleri aidiyet duygusu bambaşka. Sizce, yeni kuşaklar, eski mezunlar kadar  bağlılık duyuyor mu üniversitesine? Şeklindeki bir soruya Karaca’  60’lara hatta 70’lere kadar olan mezunların İTÜ’ye bağlılıklarına gıpta ediyorum, diyerek mezununn, üniversiteye  aidiyet duygularıyla bağlanması açısından bunun şart olduğunu, düşündüğünü dile getirdi. Karaca, devamla şunları söyledi :”Burada en büyük sıkıntı şu;  mezunlar üniversite içinde yeteri kadar görünmüyorlar, nedense bu tür bir yapı, bir alışkanlık oluşmamış.   Benim bütün isteğim, mezunların üniversite kampüslerinde daha görünür olması,  üniversitenin olanaklarını daha fazla kullanması, üniversite içinde yaşaması, spor yapması.   Mezunun, üniversiteye  aidiyet duygularıyla bağlanması açısından bunun şart olduğunu düşünüyorum.  Burada en büyük eksiğimiz  yönetimle mezunlar arasında bir türlü bağ kurulamadı, istediğimiz bağı oluşturamadık. Bir Mezunlar Derneğimiz var, 100 binin üzerinde mezunumuz var, sadece  sekiz bini derneğe kayıtlı,  ama  üç bini aktif.  Ve duyuyorum ki  Genel Kurul’u 30-40 kişiyle yapıyorlar. Bu durum aslında aidiyet duygusunun düşündüğümüz kadar olmadığını gösteriyor.  “
İTÜ'nün Yaşayan 100 Bin Mezunu Var
İTÜ’nün yaşayan 100 bin’i aşkın mezunu var.  Mezunların üniversite ile entegrasyonu konusunda bir çalışma yürütüldüğünden de bahseden Karaca, bu girişimleri şöyle dile getirdi :”Girişimlerimiz var… Her mezuna  en azından “itu.edu.tr”  uzantılı e-mail adresi vermek, üniversite ile ilgili bilgilendirmeyi artırmak, kütüphaneyi daha çok kullanmalarını, sahiplenmelerini sağlamak, kampüsteki spor alanlarını mezunların kullanımına açmak bu girişimlerden bazıları. Hatta, Mezunlar Derneği’ne,  Doğa Tarihi Müzesi’ne dönüştürdüğümüz binanın üst katını bir mezunlar lokaline dönüştürmeleri teklifinde bulundum ama yanaşmadılar.     Mezunların öğrencilerle,  üniversite ile entegre olması için bu tür mekânlar kampüs içinde olmalı.  18 yaşındaki bir gencin 60’larda, 70’lerde mezun olmuş ağabeyleri ve ablalarıyla beraber olması, onların tecrübelerinden yararlanması,  büyüklerin de öğrencilere koçluk yapması yeni kuşaklarda aidiyet duygusunu güçlendirir."
 

Etiketler : İTÜ gelenek

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler