Rekabet ortamında taklit edilemez güç: İnsan Kaynakları

3720 kişi tarafından okundu
Rekabet ortamında taklit edilemez güç: İnsan Kaynakları Rekabet ortamında taklit edilemez güç: İnsan Kaynakları

İşletmeler çalışanlarını sahip oldukları yetkinlikleri değişen şartlara uyum sağlamalarına olanak verebilecek şekilde sürekli geliştirmelerini desteklemelidir

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

Küreselleşen ve acımasız bir rekabet içine giren dünya piyasasında, işletmeler için asıl rekabet gücünü, kendi yeteneklerini ve becerilerini geliştirmiş, her çeşit bilgiye ulaşmasını ve kullanmasını bilen, kendini sürekli yenileyen insan kaynağı oluşturuyor. Uzmanlar işletmelerin insanların özellikle düşünsel becerilerinden oluşan entelektüel sermayeyi,kurumsal performansı artırmanın en önemli aracı olarak görmelerine dikkat çekiyor ve İnsan Kaynakları yönetimini buna göre şekillendirmek gerektiğini ifade ediyor.
 Zambak Yayın Grubu İnsan Kaynakları Müdürü Zafer Avcı, firmaların kullandığı teknoloji, ürettiği ürünler rakipleri tarafından çok kısa zamanda ve daha düşük maliyetle taklit edildiğini vurgulayarak şunları söylüyor: “Çalışanların işe bağlılığı, iş bilgisi, sorun çözme becerileri ve ekip ruhları bir başka firmaca ele geçirilemiyor. Çalışanlarına bu taklit edilemeyen yetkinlikleri kazandıran, insan kaynağının önemini kurum kültürünün içine yerleştiren ve bu değerlerle yönetilen işletmelerin uzun yıllar etkin bir şekilde varlığını devam ettirmesi çok zor olmayacaktır.”
 Yetkinlikler davranış odaklı
Günümüz çalışma hayatında kurumsal başarıya ulaşmanın ve bunu sürdürmenin temel şartının yüksek yetkinlikteki çalışanlara sahip olmaktan geçtiğine dikkat çeken Zafer Avcı sözlerini şöyle sürdürüyor: “İşletmeler çalışanlarını sahip oldukları yetkinlikleri değişen şartlara uyum sağlamalarına olanak verebilecek şekilde sürekli geliştirmelerini desteklemelidir. Verimliliği artırmak ve ortak kurum kültürü oluşturmak isteyen şirketler için çalışanlarında bulunması gereken yetkinliklerin doğru tanımlanması da çok önemlidir. Arama motorlarında yetkinlik yazdığınız zaman, karşınıza bir çoktanım çıkacaktır. Bunlar genellikle yetkinliğin bir görevi yerine getirirken en iyi performansı gösterecek kişileri ayırt edici bilgi, beceri ve tutumların davranış olarak ifadesidir gibi cümleler olacaktır. Bu tanımlamalarda anahtar kelime bilgi, beceri ve tutumdan ziyade davranıştır. Yetkinlikler davranış odaklıdır ve mükemmel davranışı tanımlarlar. O halde yetkinlik kazandırmanın temel amacı çalışanların davranışlarını müspet yönde değiştirmek ve geliştirmektir.”
 Değişim yönetimi önemli
Kurumlar, başarıda sürekliliği sağlayabilmek için her düzeyde çalışanlarının değişime olumlu ve verimli şekilde uyum sağlayacak hatta değişimi kurumsal beklentiler yönünde tetikleyecek donanımlar kazanmalarını sağlamak zorundadır. İş ortamının yeni gerçekleri göz önüne alındığında insan kaynağı yetkinlik sermayesi olarak nitelenebilir. Çalışanların bireysel özelliklerini, bilgi ve deneyimlerini iş ortamının değişen koşulları doğrultusunda hayata geçirmek, etkin bir yetkinlik yönetimi gerektirmektedir. Bireylerin ve birimlerin yetkinliklerini geliştirmek, aralarındaki etkileşimi güçlendirmek ve bunları kurum stratejisi ile bütünleştirmek günümüzün iş iklimine uyum sağlamanın başlıca koşuludur. 
      

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler