Prenses Sendromu

3276 kişi tarafından okundu
Prenses Sendromu Prenses Sendromu

Uzmanların konu ile ilgili goruşleri farklı ve prenses sendromu denen şey aslında bir hastalık. Ancak bana gore gencecik kızların pek coğunda gorulebilen bu sendrom hastalıktan cok algı ve davranış bozukluğudur. Her an her yerdegorulebilir, gorulduğu

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

Uzmanların konu ile ilgili goruşleri farklı ve prenses sendromu denen şey aslında bir hastalık. Ancak bana gore gencecik kızların pek coğunda gorulebilen bu sendrom hastalıktan cok algı ve davranış bozukluğudur. Her an her yerdegorulebilir, gorulduğunde arkaya bakmadan kacmak gerektirir. Kadın olsun erkek olsun bu davranış probleminden mustarip olmayana da rastlamadım. Onları her yerde gormek mumkun; okul, sokak, kafe ya da AVM gibi halka acık mekanlar sevdikleri yerlerdir. Nadiren yalnız gezerler, iki ya da uc kişiden oluşan dişi gruplar olarak gorulebilirler. Ellerinde telefon, arkadaşlarından atacağı mesajı ya da aradığında soyleyeceklerini oğrenen veya daha once oğrendiklerini yanındaki sevgiliye uygulayan bu tur oldukca rahatsız edicidir.
Bence olayın başlangıcı masal dinleme zamanlarınakadar iner. Kucuk kız annesinden ya da babasından prensesli masallar dinler. Okumayı oğrenincede kendisi okur. Bu masalların genel ozelliği kızın başı ne kadar buyuk bir belaya girerse girsin onun icin dağları aşan, ejderhaları yenen, alevlerleveya kotuluklerle savaşan bir prensin olmasıve hikayelerin sonunda sonsuza kadar mutlu yaşanması. Prenslerin ne olursa olsun prenseslericin koşturduğunu zanneden kucuk kız buyuduğunde bir prenses olmayı ister (kim istemez ki senin icin   dağları delen bir kahraman var). İşte hikayenin eğlenceli kısmı da burada başlıyor.
Prenses sektörü...
Okuduğu hikayelerin altında yatan iyilik ve kotuluk arasındaki savaş gibi kucucuk detayları atlayan ya da unutan kızlar hunharca prenses olma yolunda ilerlerler. Bunun icin emin adımlarla yurur butun şartları gercekleştirir ya da gercekleştirmeye calışırlar. Akılda kalan prenses goruntusu ya da şartı ise sadece cok guzel olmak! Bu amacla dergilerde cıkan butun testleri cozer, o sizin ruh eşiniz mi bu sizi yatakta mutlu eder mi, hangi renk size cok yakışır, sacınıza neyi uygularsanız onu etkilersiniz, sevgilinizi elinizde tutmanın on altın kuralı gibi “prenses” sektorune hizmet eden butun araclardan faydalanır. Hali hazırda bilinc, sakatlanmış bir prenses imajını alttan alta işletirken dış etkiler de surekli bu gizli hayali besleyip buyutur.
Sonunda ortaya cıkan melez tur (insan ve hayal melezi) oldukca eğlenceli bir tip oluşturuyor. Sevgilim hep benleilgilensin ama ben sıkılınca gitsin hatta bir yerlerde benim sıkıntımın gecmesini beklesin ve ben sıkıntımın gectiğini soylemeden o hissetsin, ailemi cok sevsin ama beni ailesinekarşı korusun ozellikle de annesine karşı kalkan ceksin ve gerekirse tabi kii beni secsin, alışverişe gittiğimde gelsin, gelemezse telefonda sıkılmadan dinlesin, gelsin arabayla alsın, arkadaşlarımla iyi anlaşsın, merak etsin ama sıkıştırmasın, her an nerede olduğu ile ilgili rapor versin… Biter mi? Hayır: Ben severken beni sevsin gozu başkasını gormesin, ben başkasından hoşlanırsam aradan cekilsin, ben hep uşurum, cok narinim, cok yoruldum, parmağım, ayağım, kolum… Eh be kızım yeter! Yazması okuması ic sıkıntılarına neden olan bu tavırlarda erkeklerden beklenen davranış sanırım hayatını adaması ve ne olursa olsun prensesin mutluluğu icin calışması.
Konunun erkek tarafını bilemem. İnceden inceden bu tavırlardan hoşlandıklarını duşunuyorum bazen. Ancak soz konusu prenses sendromlu genc bir kadınsa, bebek arabalı hormonları cıldırmış anneler bile sevimli geliyor. Birilerinin bu insanlara kendi kendilerine otobuse, metroya binebileceklerini ve sevgilinin bunun icin dunyanın yolunu tepmesine gerek olmadığını, burnu aksa sevgiliye dert yanmasının sacma olduğunu, herkesin onları sevmek zorundaolmadığını, aslında dunyanın en guzel kızı olmadıklarını, evlenip sonsuza kadar mutlu yaşamayacaklarını ve erkeklerin aslında prens olmadığını anlatması gerekli. Toplumsal manyaklığın engellenmesi icin ilk adım bu olmalı. Cunku etrafta cok buyuk bir “mutsuz kadın” teroru yaşanıyor! Şoyle bir etrafınıza bakarsanız mutsuz kadınların ne kadar tehlikeli olduğunu gorebilir bircoğunun da aslında prenses olmaya calışırken kendini kaybettiğini anlayabilirsiniz. Hatta biraz zorlarsanız Şirinleri bile gorebilirsiniz.

Etiketler : kadın elif bayar

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler
  • CV yazmadan önce aynaya bakmak gerek!
    CV yazmadan önce aynaya bakmak gerek!

    Artık cevremde klasik şekilde CV yollayıp da iş bulanlar pek kalmadı. İş ağlarıyla (networking) ya da farklı yollarla (referanslar, sosyal medya…) işler bulunuyor. Yine de CV’ler hala iş goruşmelerinde istenebiliyor.

    Devamı ...
  • Yeni Bir Dünya
    Yeni Bir Dünya

    Son 100-150 yıl içinde bilim ve teknolojide ne kadar ileri gittik öyle değil mi? Fizik biliminde büyük eşikler atladık, uzaya çıktık, elektronik devrim yaşadık, atoma, atom altı parçacıklara, hatta bir ölçüde onların alt seviyesine bile inebildik.

    Devamı ...
  • Siz farkına varsanız da varmasanız da o konuşuyor!
    Siz farkına varsanız da varmasanız da o konuşuyor!

    “Bir dil bir insan” deriz. Anadilimiz dışında pek çok dili öğrenmeye çalışır ve yaşamımızı bu yolla zenginleştirmeye çalışırız. Oysa öyle bir dil vardır ki, bırakın yabancı dilleri ana dilimiz bile suskunlaşabilir onun gücü karşısında. Biz farkına va

    Devamı ...