İyi Bir Yarı Yıl Tatilinin Sırrı: Denge

3934 kişi tarafından okundu
İyi Bir Yarı Yıl Tatilinin Sırrı: Denge İyi Bir Yarı Yıl Tatilinin Sırrı: Denge

Çeşitli şehirlerde yoğun kar yağışı nedeniyle bazı günleri evde geçirmiş olsalar da öğrenciler yarıyıl tatilini iple çekiyor. Çoğu öğrencinin hayali, karnesini aldıktan sonra doya doya eğlenmek. Oysa büyük beklentiler yüklenen her şeyde hayal kırıklı

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

Çeşitli şehirlerde yoğun kar yağışı nedeniyle bazı günleri evde geçirmiş olsalar da öğrenciler yarıyıl tatilini iple çekiyor. Çoğu öğrencinin hayali, karnesini aldıktan sonra doya doya eğlenmek. Oysa büyük beklentiler yüklenen her şeyde hayal kırıklığı yaşamak mümkün. Bu nedenle ERA Kolejleri’nden Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü Başkanı Gülçin Aşkın Çetin’in tatili iyi değerlendirmek isteyen öğrenciler ve ailelere yönelik ipuçları işinize yarayabilir. Çetin’e göre, iyi bir tatilin sırrı, dinlenme, eğlenme ve öğrenme arasında sağlam bir denge yakalamak. Bilgisayar oyunları, arkadaşlar ve aile ile birlikte zaman geçirmek konusunda yapılacak planlama da bu dengenin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Pek çoğumuz tatil günü gelip çatıncaya kadar uzun uzun hayaller kurarız. Ancak bazen aylarca beklenen yarıyıl tatili, tüm aileye huzur getirmeyebilir. Çocuğun yapmayı hayal ettikleri ile anne ve babanın planları farklı olabilir. Üzerine bir de okul ve öğretmenlerin beklentileri eklendiğinde, tatil başlı başına kaosa dönüşebilir. Herkesi memnun edecek bir tatil programı oluşturmak zor olsa da imkânsız değil. Bunu yapabilmenin yolu ise tatili heba etmek yerine olabildiğince tüm beklentilerin orta noktasını bulmak.
Tatili İyi Kullanmanın Sırrı: Denge
Mutluluk veren bir tatil için önerimiz, çocuk, anne-baba ve öğretmenlerin karşılıklı anlayış içinde olmaları… Öğrencilerimiz artık yapmak istediklerini net olarak planlayabilirler. Ne istediklerini tahmin etmek çok da zor değil aslında. Bütün tatil boyunca uzun uzun uyumak… Bilgisayar oyunları, arkadaşlarla doyasıya vakit geçirmek, akşam televizyon ve belki de sınırsız sosyal medya erişimi… Bunlar kulağa güzel gelse de öğrencilerimize önerimiz, gezip görecekleri yerler arasına genel kültürlerini artıracak mekânları da dâhil etmeleri olabilir. Örneğin sanat duygularını geliştirecek sergiler, meslekleri tanıyabilecekleri etkinlikler, yaşadıkları kentleri öğrenmelerini sağlayabilecek turlar gibi… Gençlerimize zamanın değerli olduğunu ve okuyacakları her yeni kitabın, dinleyecekleri değerli bestelerin, ufuklarını açacağını hatırlatmak isterim. Bütün bunları yapmak için tatil harika bir fırsat olacaktır.
Bazı ailelerin, yıllık izinlerini çocuklarıyla birlikte zaman geçirebilmek için yarıyıl tatiline denk getirdiklerini biliyoruz. Doya doya zaman geçirmek hem anne babalar hem de çocuklar açısından çok önemli. Böyle aileler için daha planlı bir tatil dönemi uygun olacaktır. Eğer hem anne hem de baba çalışmaya devam edecekse, tatil boyunca çocukların kiminle ve nasıl zaman geçireceğini iyi organize etmek gerekiyor. Tatil dönemi boyunca yine belirli saatlerde ders çalışması gereken çocuklarımızın nasıl takip edileceğini de düşünmekte fayda var.
Okul ve öğretmenler, tatilde çocukların farklı aktivitelerle bile olsa yeni şeyler öğrenmeye devam etmelerini arzu ediyorlar. Bu oldukça faydalı bir beklenti olsa da ödevlerin yoğun olarak verilmesi, aileleri mutlu etse bile öğrencileri okul günlerini bile özleyecek kadar ağır bir tempo içine sokabilir. Ödevler konusunda önerimiz, derslerden kopmayı engelleyecek bir tempo içerisinde dinlenmeye zaman bırakılması…
 
Çok Uyumak Dinlenmek Midir?
Çoğu kişi için tatil, uykuya doymak anlamına gelir. Peki, çok uyumak gerçekten dinlendirici midir? Araştırmalar, yetişkinlerin günde 8 saatten fazla uyuduklarında dinlenmenin aksine daha yorgun uyandıklarını gösteriyor. Uyku süresi belki küçük çocuklarda bir iki saat daha fazla olabilir ama genel olarak uykunun ortalama 8 saat olması yeterli olacaktır. Çok uyumak bedeni daha çok yorduğundan gereğinden fazla uyuyan kişi, gün boyu kendini yorgun hisseder. Bu yüzden, öğrencilerin de kendi yaş gruplarına göre tatili çok uyku yerine yeteri kadar uykuyla geçirmeleri daha sağlıklıdır. Tatil günlerinde uyku süresi ne kadar uzun tutulursa okula geri dönüşte uyum süreci de o kadar zor olacaktır.
Kitapçıya Gir ve Kendine “Kafadengi” Dostlar Seç
Tatilde zihni dinlendirmenin en iyi yolu okumaktır. Okumanın büyüklerin zorlamasıyla değil istekle olması sağlanmalıdır. Bunun için de çocukların kendi ilgi alanlarına uygun seçimler yapması yerinde olur. Öğrenciyle birlikte kitapçıda biraz zaman geçirmek, onun kendi beğenilerine ve ilgi alanlarına göre seçim yapmasına izin vermek, hem karar mekanizmasını çalıştırır hem de severek okumasını sağlar. Çocuklara kitap okuma konusunda iyi bir model oluşturabilmek ve örnek olmak için, anne babaların da kitap okumaları önemlidir.
Tatilde Bedenini Onurlandır: Spor Yap ve Sağlıklı Beslen
Tatil günlerinde, düzenli ve besleyici değeri yüksek bir kahvaltıyla güne başlamak, kan şekerini gün boyu dengeleyerek enerjinizi dengede tutar. Öğün atlamadan özenle beslenmek de hem ailenin hem de öğrencilerin bilinçli tutumuyla mümkün olur. 
Tatil boyu düzenli uykuya ve beslenmeye dikkat ederek, bol bol spor aktivitelerine yer vermeye özen gösterilmelidir. Ufak kaçamaklar olsa bile her günü fast food ile geçirmek sağlıklı olmaz. Aslına bakılırsa sporu ve sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmiş kişiler için, tatil müthiş bir fırsattır. Derslerden vakit bulamadığınız spor aktivitelerine tatil günlerinde zaman ayırarak hem psikolojik hem de fiziksel olarak kendinizi güçlendirin. Buna sebze ve meyvelerden zengin bir beslenmeyi de eklerseniz, bedeninize ihtiyaç duyduğu dinamizmi kolayca kazandırabilirsiniz. Ailelerin çocuklarını ödüllendirmek için fast food yemekler sipariş etmeleri ise pek doğru bir yönlendirme değildir.
Ailenin Tatil Hali
Ailelerin, tatilde aşırı baskıcı bir tutum benimsemesi, çocuğun rahatlamasına, yeni dönem için enerji kazanmasına engel olabilir. Sürekli ders çalışmaktan bahsetmek ve uyarılar vermek yerine birlikte plan yapmak yerinde olacaktır. Zamanı ailenize ve çocuğunuzun isteklerine uygun şekilde bölün. Mesela sabah saatlerini ders için ayırın. Planı birlikte yaptıktan sonra, öğrencinin belirlenen programa uymasını kendi kontrolüne bırakmak, hem evdeki gerginliği azaltacak hem de ona sorumluluk duygusu kazandıracaktır. Bu tarz bir programda öğleden sonraki serbest zamanlarda gence kendini mutlu edecek etkinlikler için fırsatlar vermek aile ilişkilerinizin tazelenmesine, yeni okul dönemi açısından da olumlu etkiler yaratacak iyimser bir ev ortamının yaratılmasına yardım edecektir.
Görüldüğü üzere, planlı bir tatilin aileyi ve çocukları strese sokmayan, makul ölçülerde ders tekrarlarına ve ödevlere yer veren, diğer zamanlarda ise sosyal etkinliklere ve arkadaşlarla zaman geçirmeye olanak tanıyan bir yapıda kurulması mümkündür. Bu şekilde keyifli zaman geçirmenin, çocuğun sosyal gelişimi ve mutluluğu için büyük önem taşıdığı da unutulmamalıdır.
Okul döneminde olduğu gibi tatil döneminde de ailelere önerimiz hem disiplinli hem de esnek yaklaşımlardır. Aşırı serbest tutumda olan aileler genellikle, “Çocuk tatilde… Bırak, boşver…  Yatsın, uyusun, dinlensin…”  tarzındaki söylemleriyle çocuklarına fazla rahatlık ve tembellik aşılarlar. Bu yaklaşım tatil dönüşüne kadar hızla alışkanlığa ve çocuklarda bu durumu devam ettirme eğilimine dönüşebilir. Bu nedenle çocuğun sorumluluklarından kopmadan ama çok da yorulmadan güzel bir tatil geçirmesi desteklenmelidir.
Tatil boyunca çocukların aileleri ile yeterince birlikte olabilmeleri de ayrıca önemlidir. Okul yoğunluğundan biraz sıyrılan çocukların, anneannelere, dedelere, anne baba ve kardeşleriyle birlikte eğlenceli zaman geçirmeye ne kadar ihtiyaç duyduklarını düşünerek, bu fırsatı iyi değerlendirin.

Etiketler : tatil

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler