insan yapmak istediği mesleği nasıl keşfeder?

3350 kişi tarafından okundu
insan yapmak istediği mesleği nasıl keşfeder? insan yapmak istediği mesleği nasıl keşfeder?

Kimimiz farklı ülkeleri keşfetmeyi sever, kimimiz farklı kafeleri. Kimimiz yeni kitapları ya da ilham verici hikayeleri keşfetmeye çalışır, kimimiz ise kendisini…

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

Benim yolculuğumda mesleğimi keşfetme surecim, kendimi keşfetme surecim ile paralel gitti. “Bir meslek edin kolunda bir bileziğin olsun, bir hayat garantin olsun!” lafını bircoğumuz cevremizden duymuşuzdur. Ben de duydum doğal olarak. Bu yorumların yanı sıra lise yıllarımızda başlayan “Bolumunu sec, ne olacaksın hayatında, hedef koy!” stresinin yukunu hepimiz gibi ben de hissettim. 15-17 yaş arasındaki birinin, omru boyunca ne yapacağının kararını vermesini, hep ağır bir yuk olarak gormuşumdur.
Kimi arkadaşım lise yıllarında ben doktor, ben mimar olacağım dedi ve omrunu adını koyabildiği bir alanda uzmanlaşmaya adadı. Cok takdir etmişimdir ve imrenmişimdir bu kişilere cunku benim yolum kendimi keşfettiğim zikzaklarla dolu.
İlk zikzağım universite yıllarında başladı. Boğaziçi Endüstri Mühendisliğine girdiğimde ağlamıştım mutluluktan. Babamın okuduğu okulda okuyacaktım. Asla da pişman olmadım. Ancak henuz ilk yıllardan muhendis olmayacağımı anlamıştım. Sayfalarca denklem cozduğum bir sınavda kendimi keşfettiğim, o muthiş farkındalık anlarından birini yaşadım. Bu sayfalarda insani bir şey yok diye duşunmuştum. Daha sonra bir optimizasyon dersimde bir havaalanı problemi icin calışıyorduk. Aklıma surekli takılan konu bu aracları kullanacak insanların performansı nasıl değişir, onların mutluluğu işyerindeki verimliliği nasıl etkiler, neden bunları hic duşunmuyoruz şeklindeydi. Bunların hepsi, daha sonra tanışacağım kavramlar olan guclu yanlarımız ve bir hayat amacı keşfetmenin sinyalleriymiş meğer.
Teknik cizim dersindeki butun cabama ve ozverime rağmen cok ama cok yeteneksiz olduğumu gormem sonucunda hocamı yeteneksizliğime ikna ederek dersten iyi bir not ile gecmiştim. Bu ikna sureci beni iletişim konularına yonlendirdi ve kendi iletişim becerilerimi keşfettikce satışa yonlenmeye karar verdim. Ailemden aldığım prensipler ve değerler cercevesinde hayatında ne yaparsan yap iyi yap, hakkını ver bakış acısıyla P&G’de satışta cok keyifli ve başarılı bir donem gecirdim. Ancak pazarlamayı deneyimlemek istediğime karar vermiştim. Ne de olsa pazarlama daha stratejik işler yapıyordu ve “stratejik” kelimesi herkese daha seksi geliyordu. P&G’de yollar acılmayınca başlı başlına enteresan hikayeler eşliğinde kendimi Intel’de Kanal Pazarlama Muduru olarak buldum. Artık marka ve reklam stratejileri icerisindeydim ve 2 yıl icerisinde bircok odul kazandığım bir donemden gectim. Keşif devam ediyordu. Kabuklarımı soydukca farklı ilgi alanları ve meraklar ortaya cıkıyordu. Hayat ile ilgili, kendim ile ilgili merak ettiğim konular değişiyordu.
Intel’deki kariyerimin sonunda belirli bir urunun / hizmetin satışı, pazarlaması icin değil doğrudan insanlar icin bir şey yapmam gerektiğini hisseder hale gelmiştim. İyi bir yonetici olmuştum, ekibimi geliştiren, bizzat eğitimler yapan, kocluk yapan, beyin fırtınası yaptıran, kitaplar hediye eden, kişisel gelişimlerine onem veren bir yonetici olmuştum. Ve artık bu yaptıklarım, beni farklı bir platforma cağırıyordu. Hikayeyi hızlandırmak adına uluslar arası bir kocluk liderlik eğitim firmasının Turkiye ofisini kurdum. Turk aile şirketlerinin gelişmesine, bir sonraki kuşak liderlerini yetiştirmelerine yardımcı oldum. Kitaplar yazdım, cdler cıkarttım. Sivil toplumda adımlar attım, gonullu calışmanın ne demek olduğunu oğrendim. Hicbir karşılık beklemeden başkalarına hizmet etmenin ne demek olduğunu tattım. Tum bunları beni 2,5 yıl danışmanlığını yaptım Index Grup’un İK Direktorluğu konumuna getirdi. İş hayatına bir daha donmem derken, -buyuk konuşmamayı ne zaman oğreneceğiz!- insanlara hizmet etmenin hic aklımda olmayan bir yolu karşıma cıkmıştı.
Zamanla hayat hakkında anladığım konulardan biri hayatta bazı mesleki kategoriler var. Mesela ciftçiler ya da yerleşikler kendi koylerine kok salan, kendi topraklarında omur boyu ekip bicen insanlardı. Kendi mesleklerine tutunan ve gun gun sadece sureci deneyimleyebilen kişilerdi bunlar. Bu insanlar icin koyleri belki meslekleriydi, belki de şirketleri. Şirketlerinde uzun yıllar gecirebilen ve devamlılık sağlayan kişilerdi bunlar. Kimilerine gore bu değerliydi, kimilerine gore ise sıkıcıydı.
Kimileri gocebeydi ya da sıcrayıcı (jumper) dediğim insanlar. Bu insanlar koy koy gezerlerdi. Ote topraklarda, o dağın arkasında ne olduğunu bilen, farklı topraklardan hikayeler getirenlerdi. Anlattığı hikayelerin hangisi doğru, hangisi mitti hicbir zaman tam olarak bilemezlerdi ancak farklı bir cekicilikleri de yok değildi. Firmalar arasında gecişler yapan, sektor değiştiren kişilerdi bunlar. Kurumsal hayata kattıkları capraz aşılar ile bazen yeni meyvelerin ortayacıkmalarına sebep verirken bazen de ciftcileri değişim ile rahatsız ediyorlardı. Kimileri icin bu değerli, kimileri icin yorucuydu.
Reklam ettiysek kendimizle ilgili affola, amacım gercekten bir vaka calışması işlemekti. Herhangi birinin hayatını incelediğimizde belirli zikzak, yon değişiklikleri olduğunu goruruz. Ve aslında hayatımızda cizdiğimiz tum zikzakların bir yonu olduğunu, adeta bir yelkenin ilerlemesi gibi bizi bir yola doğru yonlendirdiğini gozlemleyebilirsiniz. Mesleğimizin ne olduğunu ararken aslında kendimizi ararız yıllarca. Ve Kendimizi keşfetmeye calışırken yaşama dair keşiflerimiz olur…
Tum bunlar aslında hayatın farklı renkleriydi. Gezginler ve yerleşikler, eskiler ve yeniler, gidenler ve gelenler, hayat oyunun parcalarıydı. Oyunu okumaya başladıkca, kendini ve yaşamı keşfettikce gercekten butunsel bir değişimden gectiğimizi gordum. Hayatın bizi torpulediğini ve olgunlaştırmaya calıştığını deneyimledim. Hızlı terfiler ve başarılardan, sureclere; kendim icin başarılı olmaktan, başkalarına hizmet etmeye doğru gitmeye başladığımızı deneyimledim.
“Ben” dediğim, “Mesleğim” dediğim aslında “bir varmış, bir yokmuş.
“Gercek” mesleğinizi keşfetmeniz dileğiyle… 

Etiketler :

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler