Etik mi? Değil mi? Barış Soydan Sorularınızı Yanıtlıyor

5623 kişi tarafından okundu
Etik mi? Değil mi? Barış Soydan Sorularınızı Yanıtlıyor Etik mi? Değil mi? Barış Soydan Sorularınızı Yanıtlıyor

?Etik mi Değil mi??yi eski okurları yakından tanıyor ama yeni okurlar için kısaca bilgi vermekte fayda var. Gündelik hayatta sık sık etik ikilemlere düşeriz. Mesela? İş yerindeki yazıcıyı zaman zaman kişisel işlerimiz için kullanırız. İyi de başkasın

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

 
Bu Köşe Hakkında…
Değerli okurlar, “Etik mi Değil mi?” köşesine bundan iki yıl önce Sabah Gazetesi’nde başlamıştım. Okurların gündelik hayatta karşılaştıkları etik soruları cevaplamaya çalıştığım bu köşeyi, Serda Kranda’nın önerisiyle şimdi Aktivist’e taşıyoruz.
“Etik mi Değil mi?”yi eski okurları yakından tanıyor ama yeni okurlar için kısaca bilgi vermekte fayda var. Gündelik hayatta sık sık etik ikilemlere düşeriz. Mesela… İş yerindeki yazıcıyı zaman zaman kişisel işlerimiz için kullanırız. İyi de başkasının cihazını kişisel işimizde kullanmak etik midir? On sayfalık dosyayı yazıcıda bastırmakta belki sorun yoktur ama ya 30 sayfayı bastırmakta?… Başka bir örnek: Sokakta bulduğumuz bir lirayı birçoğumuz düşünmeden cebine atar ama 50 lirada duraksarız. Yerde bulunan parayı cebe atmak etik midir, nereye kadar etiktir?
“Etik mi Değil mi” işte bu gibi soruları inceliyor, yanıtlıyor.
Etik, aslında felsefenin bir dalı. Aristo’dan Kant’a kadar felsefenin dev isimleri, etikle ilgilenmiş, iyiyi kötüden ayırmak için kullanabileceğimiz ölçütler geliştirmişler. Etik soruları yanıtlarken “kafadan atmak” yerine bu ölçütleri kullanıyorum veya alçak gönüllü olmakta fayda var, kullanmaya çalışıyorum.
Yukarıda verdiğim örnekleri, Sabah’ta yazdığım dönemde bana yöneltilen sorulardan aldım. Yanıtlarını internette bulabilirsiniz. Ama Aktivist’teki yazılara yeni sorularla başlıyorum. Yeri gelmişken, bu köşenin temel “girdi”sini hepinize hatırlatmak istiyorum: Sorular! Gündelik hayatta karşılaştığınız ve içinden çıkamadığınız etik soruları bana yazın.
Hediye Çekilişinde Ucuz Ve Kalitesiz Hediye Almak
Aktivist’te yazacağımı duyan bir arkadaşım, birçoğumuzu ilgilendirdiğini düşündüğüm bir konuyu danıştı. Çalıştığı yerde yılbaşı için hediye çekilişi yapılmıştı. Arkadaşıma, uzaktan tanıdığı ve pek de hoşlanmadığı bir kişi çıkmıştı. Ve onun için para harcamak istemiyordu. Bana şu soruyu yöneltti: “Ucuz ürünler satan bir marketten kalitesiz bir hediye alıp kurtulacağım, ne dersin?” Aktivist’teki ilk soru işte bu: Hediye çekilişinde çıkan kişiye en ucuzundan ve en kalitesizinden hediye almak etik mi?
En sonda söyleyeceğim şeyi en başta söyleyeyim: Hayır, elbette etik değil. Kim, hediye çekilişinde kendisine ucuz ve kalitesiz bir hediye alınmasını ister ki! “İtiraf et” dedim arkadaşıma, “Seveceğin ya da en azından işine yarayacak bir hediye beklemiyor musun sen de?”
Etiğin yüzlerce yıllık bir altın ilkesi var: “Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.” Hediye çekilişlerinde de bu kural geçerli bence: Kendimize verilmesini istemediğiniz bir hediyeyi başkasına vermemeliyiz. Bana kalırsa, hediye çekilişine katılmak, bir “toplumsal mutabakata” katılmak, onay vermek demek: “Bana çıkan kişiye, onu az-çok sevindirecek bir hediye alacağım.” Hediye çekilişleri başka niçin yapılır ki?
Bu kuralı beğenmiyorsak yapmamız gereken, çekilişe en baştan hiç katılmamak. Önce adını yazdırıp sonra “Vazgeçtim, oynamıyorum’ demek doğru değil.
Çekilişlerde, verilecek hediye için genellikle bir kalite ya da fiyat sınırı belirlenmiyor oluşu bir sorun. Ama standardın belirlenmemesi, hediyeye dair bir “teamül”ün bulunmadığı anlamına gelmez. Çalıştığınız kuruluşta önceki yıllarda hediye çekilişi yapılmadı mı? Ne tip hediyeler alınmıştı acaba? Bunu siz bilmiyor olabilirsiniz ama bilen birileri olmalı… “Kulağı delik” birilerine sorun: “Hediye alırken hangi fiyata kadar inebilirim? Hangi hediye yanlış olur?” (Dedikodunun faydaları!)
Bunları arkadaşıma da anlattım ama korkarım yine gidip en ucuzunu aldı. Bazen neyin etik olduğunu bilir ama yapmayız!
(*) Etik mi Değil mi’de, soru sahiplerinin kimliklerini gizliyor, ad ve soyadlarının ilk harflerini vermekle yetiniyorum.
Ölen Kişinin Sırrını Herkese Anlatmak
Babamın iş ortağı geçtiğimiz ay yaşamını yitirdi. Ölümünden sonra babam, ortağının gençliğinde cinayetten on yıl hapis yattığını anlatınca şok yaşadım. Hem yardımsever ve sevecen bir insan olarak tanıdığım kişinin böyle bir suç işlemiş olmasına hem de babamın bunu herkesten bunca yıl saklamasına! Babama bunun nedenini sorunca, ortağına sırrını tutma sözü verdiğini anlattı. Öldüğü için artık anlatıyormuş. Ama bu sırrı şimdi açıklaması da bana yanlış geldi. Ne dersiniz? (S.E.)
Çok haklısınız. Babanızın eski ortağı, kendisinin ve ailesinin itibarının zedelenmesinden endişe etmiş olmalı. Öldüğüne göre bu kaygı ortadan kalktı mı? Sanmıyorum. İnsanların isimleri, ölümlerinden sonra da ‘yaşamlarını’ sürdürür. İyi bir öğretmen, öğrencileri için ölümünden sonra da iyi bir öğretmendir. İyi bir esnaf, ölümünden sonra da iyi bir esnaf olarak hatırlanır.
Hem bir de geride bıraktıklarımız var. Kim, “Katil babanın çocuğu” olarak bilinmek ister ki!
Hediye çekilişiyle ilgili soruda sözünü ettiğim etiğin binlerce yıllık ilkesi, bana kalırsa burada da geçerli: Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasını da yapma! Kimselerin bilmesini istemediğiniz sırlarınızın ölümünüzden sonra başkalarının diline düşmesini ister misiniz? Ben istemem. Hayır, babanızın davranışı etik değil.
Asansörlerin Yoğun Saatinde Yukarı Binip Aşağı İnmek
Çalıştığım kuruluşta mesai bitiminde dakikalarca asansör bekleniyor. Ben de yukarı çıkan asansöre binip (O saatte yukarıya çıkan pek olmuyor) daha sonra aynı asansörle aşağı iniyorum. Etik mi? (U.)
Karadenizli misiniz? Kurnazlığınıza şapka çıkarmak gerek ama etik açıdan çok tartışmalı, insanı tereddütte bırakan bir “pozisyon” sizinki.
Asansör bekleyenleri, bilet kuyruğuna benzetmek mümkün. Yukarı çıkan asansöre binmek, bir yanıyla kuyruğa kaynak yapmağa benziyor. Bilet kuyruğunda uzun zamandır bekleyenleri atlayıp en öne geçmek etik mi? (Bu soruyu bilet kuyruğunda bekleyenlere sormayı bir deneyin!)
Ama bir dakika, hemen pes etmeyin. Davranışınıza başka bir açıdan daha bakmayı deneyelim: Felsefenin dev ismi Kant, “Bir şeyi, herkesin yapmasını istiyorsan yap” der, ünlü etik ilkesinde. Sorunuza Kant’ın ilkesi ışığında bakalım: Herkes, yukarı çıkan asansöre binip aşağı inse ne olurdu? Bir süre sonra yukarı çıkan asansörler de, en az aşağıya inenler kadar dolu olurdu, hepsi bu. Yeni açılan bir trafik şeridinin kısa süre sonra dolması gibi… Bu açıdan bakacak olursak, trafikte yeni açılan şeridi kullanmakta etik bir sorun olmadığı gibi yukarı çıkan asansöre binip aşağı inmekte de etik bir sorun yok.
Ama asansör kuyruğunda bekleyenler, kaynak yaptığınızı söyleyip size kızarsa Kant’ı şahit gösterip kurtulabilir misiniz, emin değilim! 
 

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler