Aman Tanrım, CERN’de Neler Oluyor!

3277 kişi tarafından okundu
Aman Tanrım, CERN’de Neler Oluyor! Aman Tanrım, CERN’de Neler Oluyor!

Bakmayın, kolay iş değil Tanrı Parçacığının izini sürmek. Bir trilyon çarpışmadan sadece birinde kendisine rastlayabiliyorsunuz. Biraz nazlı bir parçacık yani. Araştırmanın bu kadar zaman almasının nedeni de bu zaten.

Facebook da Paylaş    Twitter da Paylaş    Google Book da Paylaş    Linkedin de Paylaş    Google Plus da Paylaş

İsviçre’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (LHC-Large Hadron Collider) her çarpışmada iki adet proton ışık hızına çok yakın hızlarda* birbiriyle çarpıştırılıyor ve büyük patlamadan sonraki fiziksel olayların anlaşılabilmesi için olabildiğince fazla veri toplanıyor.
Madde evrenimizin başlangıcı olarak bilinen Büyük Patlama’nın üzerinden yaklaşık 14 milyar yıl geçmiş olmasına rağmen atom altı düzeyde yapılan araştırmalarla bu olayın ardından madde evrenin nasıl şekillendiğine dair verilere erişmek olanaklı.
Geçtiğimiz hafta, 14 Mart’ta CERN’den Tanrı Parçacığı (Higgs Bozonu) araştırmalarından elde edilen sonuçlarla ilgili yeni bir açıklama geldi. Bu, geçen sene Temmuz ayındakini izleyen ikinci açıklama ve Temmuz ayındadeneysel çalışmalarda ilk defa gözlenen parçacığın Higgs Bozonu olma olasılığının epey yükseldiğini anlatıyor.
Evet, bu halen kesin bir keşif değil, fakat neredeyse kesine yakın bir sonuç. Açıklamada Temmuz ayındaki duruma göre 2,5 kat daha fazla veri elde edildiği ve yaklaşık 127 GeV** kütle bölgesinde gözlenen parçacığın Higgs Bozonuna artık çok daha fazla benzediği belirtildi.
1964’te Peter Higgs’in teori haline getirdiği higgs alanı ve higgs bozonu bütün diğer parçacıkların kütle kazanmasının nedenini açıklayan teori olması açısından önemliydi. Adına sonradan her ne kadar Tanrı Parçacığı dense de, işin aslı, Higgs Parçacığının ‘Tanrı’ kavramı ile direkt bir alakası bulunmuyor. Büyük Patlama’nın ardından çevremizdeki alışık olduğumuz madde evrenin doğmasına, kütle kazanmış atom altı parçacıkların var olmasına, evrenimizin temel kuvvetlerinin ortaya çıkmasına neden olan kuantum olayı olarak düşünebiliriz Higgs Parçacığı’nın önenimi.
Şöyle de diyebiliriz: Eğer büyük patlama sonrasında bildiğimiz atom altı parçacıklar kütle kazanmamış olsalardı büyük patlama sonrası açığa çıkan enerji bir madde bulamacına dönüşecekti ve hiçbir zaman bügün içinde var olabildiğimiz, hassas fiziksel dengeler üzerine oturmuş bir madde evren halini alamayacaktı. Bir madde bulamacı içinde kim yaşamak ister ki? Ben istemem.
Atom altı parçacıkların kütle kazanması deyince çok karmaşık bir şeymiş gibi geliyor kulağa. Aslında değil. Bu, özetle galaksiler, yıldızlar, gezegenler, kimyasal elementler, elektro-manyetik kuvvet, çekim kuvvetleri ve bütün bunların sonucu olan çevremizdeki maddeye dair her şey demek.
Higgs’in peşinde kesin sonuç için artık geriye tek bir şey kaldı: Gözlenen parçacığın diğer bilinen atom altı parçacıklarlaolan etkileşimi... Yani eğer gözlenen parçacık bir higgs parçacığı ise tıpkı büyük patlama sonrasındaki süreçte olduğu gibi diğer parçacıklarla büyük patama sonrasındakine benzer bir etkileşime girmesi bekleniyor. Bakalım olacak mı. Nefesinizi tutun, derdim fakat trilyonlarca çarpıştırmaya daha ihtiyaç olacağından bunu yapmasanız iyi olur.
Yine de birçok bilim insanının yaptıkları açıklamalara bakılırsa gözlenen parçacığın Higgs Bozonu olduğundan emin gözüktüklerini eklemiş olalım.
Haklılarsa elde edilen sonuç büyük patlamanın nasıl olup da anlamı olan bizimki gibi bir madde evrene dönüştüğü sorusuna cevap olacak. Madde evrenimizin halen tamamı çözülememiş sırlarını anlama yolunda ve temel bilimler kapsamında son derece önemli bir gelişme.
Peki bize ne faydası var bu keşfin, diye soranları duyar gibiyim, inanın. Kısaca bilim ve insanlık için çok önemli bir adım. Fakat cümledeki ‘insan’ın da altını çizmek gerekli. Zira medeniyet tarihimizin özellikle son yüzyılı bilimsel gelişmeleri pek de iyi amaçlarla kullanmadığımız çok sayıda vakaya sahip.
Bilginin güç olduğunun tartışmasız hale geldiği çağımızda elimize geçen yeni bilgileri iyiye de kötüye de kulanmak bizim elimizde olacak. Görünen şu ki; insanlık adına atılan büyük bir adımın ‘insan’lığa ne derece dönüşeceğini göreceğimiz yeni deneyimler önümüzdeki on yılların konusu olacak.
Bekleyip göreceğiz...
* Proton çarpıştırmaları günümüzde ışık hızından sadece 3 metre/saniye daha düşük bir hızda yapılabiliyor.
** Giga elektron volt; bir elektron voltun bir milyar katı ve bir elektron volt bir adet elektronun bir voltluk potansiyel farkında elde ettiği enerji miktarı.
Kaynaklar:
CERN 4 Temmuz 2012, Basın Bülteni
CERN 14 Mart 2013, Basın Açıklaması

Etiketler : cern mustafa acunbay

Yorumlar


İlgili Makaleler

4,4 / 5
En Çok Okunan Haberler
  • CV yazmadan önce aynaya bakmak gerek!
    CV yazmadan önce aynaya bakmak gerek!

    Artık cevremde klasik şekilde CV yollayıp da iş bulanlar pek kalmadı. İş ağlarıyla (networking) ya da farklı yollarla (referanslar, sosyal medya…) işler bulunuyor. Yine de CV’ler hala iş goruşmelerinde istenebiliyor.

    Devamı ...
  • Yeni Bir Dünya
    Yeni Bir Dünya

    Son 100-150 yıl içinde bilim ve teknolojide ne kadar ileri gittik öyle değil mi? Fizik biliminde büyük eşikler atladık, uzaya çıktık, elektronik devrim yaşadık, atoma, atom altı parçacıklara, hatta bir ölçüde onların alt seviyesine bile inebildik.

    Devamı ...
  • Siz farkına varsanız da varmasanız da o konuşuyor!
    Siz farkına varsanız da varmasanız da o konuşuyor!

    “Bir dil bir insan” deriz. Anadilimiz dışında pek çok dili öğrenmeye çalışır ve yaşamımızı bu yolla zenginleştirmeye çalışırız. Oysa öyle bir dil vardır ki, bırakın yabancı dilleri ana dilimiz bile suskunlaşabilir onun gücü karşısında. Biz farkına va

    Devamı ...