Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  13 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 13 / 108 Next Page
Page Background

göre çıkardıkları bütün yasaları etik kabul etmemiz gerekirdi. (Hitler

de Almanya’yı yasalarla yönetmişti!) Uzun lafın kısası: Yasal olan her

zaman etik değildir.

Sizin anlattığınız duruma gelince… Dediğiniz gibi sokağın tek yönlü

yapılmasının sebebi okul ise hafta sonları öğrenciler yokken çift yönlü

kullanmakta etik açıdan sorun yokmuş gibi görünüyor.

Ama acele hüküm vermeyip biraz daha düşünelim. Bizim hemen

aklımıza gelen bu gerçeği trafik kurallarını koyanlar düşünemediler mi

acaba? Belki de sokağı hafta sonları çift yöne açmamalarının sebebi,

kafa karışıklığına meydan vermemekti. Gerçekten de, hafta içinde

sokağı tek yönlü kullanmaya alışan sürücüler, hafta sonlarında karşı-

dan başkasının gelebileceğini akıllarına getirmeyebilir. Bu da kazalara

davetiye çıkarmak anlamına gelir. Bana kalırsa kuralları koyanlar

burada haklı. Trafiğin tek yönlü kalmasında daha büyük toplumsal

çıkar var.

Olası kazaları engellemek için sokağı hafta sonu da tek yönlü kullan-

maya devam etmek gerekiyormuş gibi görünüyor.

Son söz: Her yasa etik değildir ama bazen ikisi gerçekten çakışır.

Başrole patronun kızı seçilince...

Kızımız, semtimizde bulunan özel bir okula gidiyor. Okul sahi-

binin oğlumuzla aynı yaşta olan kızı da bizimkiyle aynı sınıfta.

23 Nisan’da, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi öğrenciler küçük bir

gösteri sergileyecek. Bu yıl bir müzikalden birkaç dakikalık küçük

bir parçayı canlandıracaklar. Sınıftaki bütün kızlar, bu arada bizim

kızımız da, bu gösteride başrol oynamak istiyordu. Fakat sonunda

başrole okul sahibinin kızı seçildi. Okul dışında bale kursuna gittiği

için başrolü en iyi oynayabilecek kişi gerçekten de o olabilir ama

sınıftaki bütün çocukların istediği bir rolü patronun kızına vermek-

te etik açıdan sorunlu bir yan yok mu? (Kızımızın ne kadar üzüldü-

ğünü anlatamam!) (A.H.)

Anlattığınız etik ikileme ingilizcede “conflict of interest” deniyor.

Türkçesi çıkar çatışması. Yargıçlar, ticari ilişki içinde bulundukları

insanların davalarına bakamaz mesela. Neden? Çünkü ortada çıkar

çatışması vardır. Sizin anlattığınız olayda da bir çıkar çatışması var

gibi geliyor bana.

Acaba başrolü kimin oynayacağı kararını kim verdi? Öğretmenlerin-

den biri mi yoksa okul patronu mu? Eğer kararı veren öğretmen

ise gerçekten objektif kriterlerle hareket edip etmediğini bilme-

miz gerekir. (Yoksa patronuna “yağ çekmek” mi istedi?) Yanıt-

laması zor sorular. Bir şey net ama: Bu sorular sınıftaki diğer

çocukların anne babalarının da aklına gelecektir. Ve ikna edici

yanıtlar verilemezse, okul yönetiminin etik kalitesi konusunda

şüpheler büyüyecektir.

Ama bu saatten sonra başrolün değiştirilmesi patronun kızının

ruhunda onarılması zor hasarlara yol açar. Bu olaydan ders çıka-

rıp gelecek sefer daha dikkatli bir seçim yapmak en iyisi.

Ağlayan bebek ve komşuluk etiği

Oturduğum binanın kötü bir özelliği var: Bütün sesleri geçiri-

yor. Zaten rahatsız edici olan bu durum, üst kata yeni bebek

sahibi bir çiftin taşınmasıyla dayanılmaz bir hal aldı. Aslında

bebekleri severim ama üst kat komşumuzun bebeğinin sü-

rekli ağlaması nedeniyle geceleri uyuyamıyorum. Ya farkında

olmadıkları bir rahatsızlığı var ya da anne babası ona iyi ba-

kamıyor. Eşim, kapılarını çalıp rahatsız olduğumuzu söylemek

ve bebeği bir doktora götürmelerini talep etmek istiyor. Ama

başkalarının anne babalığına karışmak bana doğru gelmiyor.

Ne yapmalıyız? (Ö.K.)

Bazı bebekler diğerlerinden daha çok ağlar. İşte dünyanın en

eski gerçeği. Anne baba ne yapsa, ne etse, hangi oyuncağı alsa,

hangi mamayı verse de değişmez bu durum.

Ama bazen basit bir çıngırak bebeğin ağlamasını kesmeye yeter

de artar bile. Veya bebek kolayca çözülebilecek bir sorunu du-

yurmak için ağlıyordur. Karnı açtır, gazı vardır. Ama anne baba

sorunun farkında değildir. Acaba komşunuzdaki durum hangisi?

Size önerim, bir çıngırak alıp eşinizin dediği gibi üst katın kapı-

sını çalmanız. Hediye, niyetinizin sorun çıkarmak değil sorun

gidermek olduğunu anlatacaktır. Neden bu kadar çok ağladığını

sormaya hakkınız elbette var. Komşuluk etiği buna el verir, bana

kalırsa. Mesele, bunu nezaket kuralları içinde yapmanın yolunu

bulmakta.

13