Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  11 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 11 / 108 Next Page
Page Background

da hırslanıyor ama derken gün bitiyor. Kesilen odunları kıyaslıyorlar ve o ense yapa

yapa odun kesen oduncu aslında daha çok odun kesmiş. Bunu görünce daha da

hiddetleniyor hırslı oduncu:“Ben gün boyu çalıştım, sen tatilde gibiydin. Nasıl olur

da benden daha çok odunun olur?”Tatil yapar görünümdeki oduncunun cevabı

sakince:“Sen sadece baltanı sallıyordun, ben ise yorulunca dinleniyordum. Böylece

sen yavaş salladığında bile ben hızımı koruyabildim. Senin baltan kütleşmişti ama

ben baltamı bileğiledim…Derken gücümü senden daha iyi yönettim, baltamı keskin

tuttum, zamanımı iyi kullandım. Odunumbu yüzden seninkilerden daha çok.”

Bir müşterimin zamanla yarıştığı bir projesi var ve yürümüyor. Vazgeçiyor, tekrar de-

vam ediyor, yardımcı buluyor, bırakıyor…

Ana konumuz olmadığı için ona henüz sıra gelmemişti ama bir gün sıra geldi ve

baktık. Zamanı çok daralmış, her şeyi bir kenara bırakıp o projeye yoğunlaşması lazım

ama içinden gelmiyor hiç. İhmal ettiği süreçte de aldığı yolları unutmuş, neyi neye

göre neden yaptığını hatırlamıyor…

Çalışma alanında deneyimim yok, uzmanlık sergileyemezdim. Keza öyle bir rolümde

yok.

Bir adımgeri attık ve baktık, neler yapılabilir diye. Her

şey muğlak

Belirsizliği giderebilmek için basit bir formülümvar:

Ne istiyorum?

Bu soruyu net bir şekilde cevaplandırabilirse, ikinci adımda nerede durduğunu be-

timleyebilirse, ulaşmak istediği yer ile bulunduğu yer arasındaki fark, ona ödevlerini

verecek. Ultra yalın bir strateji tasarımı bu.

Ama arkadaşın iki sorunu var; birincisi neye ulaşacağını kestiremiyor çünkü bu proje

bir sav. Akademik bir çalışma ve düşünülen bir savın gerçekleşip gerçekleşmemesi

üzerine yürünüyor; yani sabit bir beklenti yok. İkinci sıkıntı, o kadar uzak kalmış ki

çalışmadan, iş hayatı bu projeden soğutmuş, unutturmuş, şu an nerede olduğunu,

nasıl geldiğini de bilmiyor, hatırlamıyor.

Başka bir yol düşünmeliydik. Ne lazımdiye sorguladık; o kadar zaman kaybettim ki

sıçramam lazımdedi. Sıçramak için gerilmek gerekir; başa sarabilir misin diye sor-

dum. Buna cesareti de yok, zamanı da yok. Ama baktık ki bu şekilde ağır aksak ilerle-

yecek, baştan alırsa her şeyi, gerekirse her makaleyi tekrar okursa, her notunu

baştan incelerse vs. neler yaptığı ve neler yapabileceği netleşecek.

Kısa bir tasarım yaptı, 20 güne ihtiyacı vardı başa sarmak için. Oysa

6 iş gününde beklentilerinin ötesine ulaşmış. Başa sardığı için

10 gün öncesinden çok daha hâkimprojesine, hızla nasıl adım

atması gerektiğini de biliyor.“Devam etmeliyim”hırsından kur-

tuldu ve zamanını o fanustan kurtarabildi.

Denemelerinize rağmen azminizi korumak istiyor-

sanız bir saniyeliğine durun. Azimmi ger-

çekten, yoksa hırsmı içinde bulunduğun

ruh hali?

Hırs ise formül basit, her ne yapıyorsanız

yapmayın. Kullanmasını bilmediğiniz

takdirde ateş sadece yakar. Durun ve

sakinleşene kadar bir adım atmayın.

Azim ise hissettiğiniz sakince gözden

geçirin içinde bulunduğunuz durumu,

ulaşmak istediklerinizi, hedeflerinizi,

mevcut yapıyı, değiştirebileceğiniz şey-

leri ve kontrol edemeyeceğiniz şeyleri…

Gerekirse başa alın, gerekirse tatile çıkın,

gerekirse bırakın bir süreliğine.

Eski bir filmde Arşimet’in suyun kaldır-

ma kuvvetini nasıl bulduğu anlatılıyor.

Alanı ölçülemeyen cisimlerin hacimle-

rini nasıl ölçebileceği ile yol bulamayan

Arşimet gergin bir adamoluyor. Bir gün

yine ofluyor, pufluyor ve yatağa geçiyor.

Karısı onu evden sepetliyor,“Git, yıkan”.

Öykünün sonrası malum, Arşimet ha-

mamda yıkanırken suyun kaldırma kuv-

vetini buluyor.

Bu sohbet sırasında filmde soruluyor,

demek ki neymiş

diye:

Karının sözünü

dinleyeceksin ve dinleneceksin!

Beyninizin hararet yapmasını istemiyor-

sanız, hırstan sıyrılıp azimle dinlenin ve

sonra tekrar gözden geçirin!

Hala çözümbulamazsanız bilin ki doğru

yere bakmıyorsunuz.

11