Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  10 / 108 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 10 / 108 Next Page
Page Background

Mustafa Emin Palaz

Kriz Çözücü kriz@firsatyonetimi.com

iş yaşamı

Psikoloji meraklılarının bildiği bir deney

var: bir maymunun önüne özel bir fanus

konuyor, fanusun ağız kısmı ancak bir

maymunun kolunun girebileceği kadar

genişlikte, şeffaf fanusun içinde de bir

muz duruyor.

Maymunmuzu gördüğü gibi kolunu fa-

nusun içinden daldırıyor, muzu tutuyor

ve kolunu çekiyor. Ama kolu çıkamıyor,

fanusun içinde kaldı.

Tekrar deniyor, yine başarısızlık.

Tekrar, tekrar…Bir süre sonra sinirleni-

yor çünkü ne muzu alabildi ne de kolu-

nu kurtarabildi.

Özellikle girişimcilik veya yeni bir proje

tasarımı söz konusu olduğunda böyle

maymun-insanlarla çok karşılaşıyorum.

Kader, şans, konjonktür derken bir şe-

kilde önlerinde bir muz beliriyor; belki

gerçekten var belki sadece illüzyon. O

muz için çabalıyorlar, başaramıyorlar. Bir

süre kolları fanusun içinde takılı kalıyor,

sonra yine ellerinde muz, çıkarmaya

çalışıyorlar, yine başaramıyorlar. Bir süre sonra da“olmuyor”demeye başlıyorlar, muza

küsüyor, hayata küsüyorlar, hatta bazen bitap düşüp her şeyi salıveriyorlar. Muz kısa

süre sonra elden düşüyor, yorgunluktan ötürü kolları süzüle süzüle fanustan çıkıyor.

Hayat acımasız, ümitsiz…

Oysa muzu bırakınca ellerinin kurtulduğunun bile farkında değiller.

Eylemi geçelim, düşünsel boyutta bile fanusla kavgalar olabilir. Çünkü bir süre sonra

o küçük şeffaf fanus hayalleri yiyerek büyüyen dev bir canavar, o lezzetli muz ulaşıl-

maz bir hülya oluyor, planlar da can bulmadan ümitsizlik ülkesine yollanıyor.

Bunun adı azimdeğil, ahmaklık.

Bir girişimle tanışmıştım 10 sene kadar önce. Yurtdışından bir ürün getiriyorlardı ve

Türkiye pazarlaması yapılacak güya, yapamıyorlarmış. Her şeyi denemişler, mad-

di-manevi; bildikleri her pazarlama atağını denemişler, yine olmamış yine olmamış.

Ciroları yerlerde…

Pazar basit aslında, cam kapılı binalara özel bir giriş sistemi, bu sistemi satın alan bina

yönetimlerinden gelir edinilecek ve bir de bu sistemüzerinden reklam yayınlamak

isteyen yerel market, sucu, tüpçüden gelir edinilecek. Ama“olmuyor!”

Bir şeyleri sorgularkenmerak ettim, niye cam kapılarla çalışıyorsunuz (bu girişim za-

manında bu kadar cam kapı piyasada yoktu.)

Cevap keskin; sistem cam kapılarda çalışıyor.

Ekonomi okuduğum için üzerine çok gitmedim ama az biraz fizik biliyorum; genel

kültür kadarıyla ve merak ettim. Bu sistemgörsel sistemle mi çalışıyor da şeffaf cam

kapılar olmak zorunda diye sorguladım. Neticede frekans geçişleri için şeffaf olmayan

zeminler de iş görür ama şeffaf cam kapı ısrarı neden?

Biraz sorguladı pazarlamayı yürüten kişi, bilmediğini itiraf etti. Onun bilmemesinin

etkisini merak ettim, sorgulamaya devam ettim ve sonuçta bir muz canavarlığı ortaya

çıktı. Ülkede henüz olmayan o ürünü pazarlama planları yaparkenmuzu hormonla

büyütmüşler, yan gelir kalemi çıkarmışlar: sistem satışının yanına reklamgelirleri ile.

O reklamların satılabilmesi için de şeffaf cam kapılar olması gerekiyor ki çift taraflı rek-

lammecrası olsun. Ancak gelir büyütme ihtirasıyla pazar daraltmışlar, hatta imkân-

sızlaştırmışlar. Çünkü dediğimgibi, o günlerde bu kadar rahat değildi cam kapılar…

Projeyi gözden geçirdiler.

Azimle çalışabilmek için gerekirse durmak, hatta bir adım, hatta

birkaç adımve hatta en başa sarmak gerekebiliyor.

Meşhur diyebileceğimbir fıkra var: İki oduncu arkadaş ormana dalıyorlar. Sabahtan

akşama kadar biri canhıraş bir şekilde kesiyor da kesiyor. Diğeri ise yatıyor, dinleniyor,

bir ara ortadan kayboluyor, geri geliyor, kesiyor, dinleniyor…Bu onu gördükçe daha

ya da azimle dinlenmek

hırsla çalışmak

“Düşünsel boyutta

bile fanusla kavgalar

olabilir. Çünkü bir

süre sonra o küçük

şeffaf fanus hayalleri

yiyerek büyüyen dev

bir canavar, o lezzetli

muz ulaşılmaz bir hülya

oluyor, planlar da can

bulmadan ümitsizlik

ülkesine yollanıyor.

Bunun adı azim değil,

ahmaklık.”

10

Temmuz - Ağustos / 2015